Anasayfa » KANSER VE BESLENME » MİYELOM VE BESLENME

MİYELOM VE BESLENME

MİYELOM VE BESLENME

Antikor yapan hücrelerin kanseri olarak bilinen Miyelom hastalığında da tıpkı tüm kanser tiplerinde ve diğer kemik iliği kanserlerinde olduğu gibi bağışıklık sistemini güçlendiren, kemik ve kıkırdak yapılarını güçlendiren ve organları yormayan bir beslenme pratiği uygulamak gerekir. Hastalığın neden olduğu pek çok yakınma ve klinik bulgular doğru ve bilinçli bir beslenme programıyla kontrol altına alınabilir veya hafifletilebilir.

Bununla birlikte, şunu ifade etmek gerekir ki sadece miyelom hastalarına yönelik koruyucu bir diyet söz konusu değildir. Hangi gıdaların nasıl tüketilmesi gerektiğine geçmeden önce, aynı diğer kemik iliği kanserlerinde olduğu gibi tüketilecek besinleri hazırlarken mutlaka hijyen şartlarına dikkat edilmesini gerektiğini hatırlatmamız gerekiyor.

Miyelom hastasıyım, nasıl beslenmeliyim?

Bağışıklık sistemini güçlendirmeye ek olarak kemikleri de kuvvetlendirici gıdalardan zengin bir program, tedavinize oldukça yardımcı olacaktır. Kilo kaybını önlemek için kalorisi yüksek, bol protein içeren besinler tercih edilmelidir. Bu beslenme programı her ne kadar etkili olsa da özellikle ilaç tedavisi sırasında tüm bunları tüketmek çok da kolay olmayabilir. Yine de az miktarda ve sık sık yiyerek, bir şeyler atıştırmak istediğiniz anları hiçbir zaman boş geçirmeyerek ve tüketeceğiniz ürünlerin mümkün olduğunca doğal, katkısız olmasına dikkat ederek tedavi sonunda kanser hücrelerinin yerine çıkan normal hücrelerinize, bağışıklık sisteminize, organlarınıza ve vücudunuza yardım edebilmek mümkündür.

Hastalarımız pirinç içeren yiyecekler, yoğurt vb. sindirimi kolay gıdaları tercih edebilir. Ayrıca hazmı kolaylaştırmanın yanında bağışıklık sistemini güçlendirici muz, nane, sarı papatya ve zencefil sizi takip eden hekiminize danışarak ara öğünlerde alınabilir. Hazmı kolaylaştıran ve sindirim sistemini çalıştıran bu yiyecekler aynı zamanda ishal, bulantı veya kusma türü yakınmaları olan kişilerin besin, potasyum, sodyum, vitaminler ve mineral alımını kolaylaştırıcı etki yapmaktadır. Ani ve aşırı sıvı tüketiminden mutlaka kaçınılmalı, böbrekleri yormamak için alınan sıvılar gün içine yayılmalıdır. Sadece su tüketmek yerine, asit içermeyen doğal meyva suları, çay gibi sıvılar suya ek olarak tüketilebilir. Bulantıyı tetikleyecek baharatlı, yağlı, tatlı besinlerden mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır.

Tedavi sırasında hastalarımız hiçbir besinin tadını alamamaktan, çok sevdikleri yemekleri bile yiyemediklerinden yakınırlar. Tat alma duyusunu geri kazanmak için karbonatlı su ve tuzlu su ile gargara denenebilir. Hazır yiyecek ve içecekleri ambalajlarında değil de hastanın evindeki kendi tabağında yemesi psikojenik bulantı için önleyici olabilir.  Yine metal tat hassasiyetini önlemek için metal kaşık, çatal kullanmak yerine tahta kaşık ve çatal tercih edilebilir. Plastik çatal, kaşık mümkünse tercih edilmemelidir.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi:
Wordpress Tema indir